Psikolojik Hastalık

Shell Shock

Psikolojik hastalık ile mücadele günümüzde ne kadar gelişmiş sizce? Bu makalemizde size özellikle Birinci ve İkinci Dünya savaşı dönemlerinde ortaya çıkan “Shell Shock” yani “Savaş Sonrası Bunalımı” hakkında vereceğiz.

Tarih boyunca, toprak fethetme arzusu, ganimet arzusu veya dini nedenlerden dolayı birçok savaş yaşandı. Hasımlardan bazıları bu savaşlardan üstünlük elde ederken bazıları için savaşlar hüsranla sonuçlandı.Savaşlarda hep ölenlerin sayıları çok konuşuldu.

Peki sizce yaşanan tüm bu dehşet verici olaylar sonrasında hayatta kalmayı başaran askerler ne tür sıkıntılar yaşadı ?

Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı muharebelerinden birisi olan Somme Savaşı‘nın hemen ardından ‘’Shell Shock’’ denilen psikolojik bir travma ortaya çıkmıştır. ‘’Savaş Sonrası Bunalımı’’ olarak da bilinen bu bozukluk, ilk defa Britanyalı psikolog Dr. Charles Samuel Myers tarafından tespit edilmiştir.

Savaş alanında bulunan askerlerin ani değişen ruh haline sahip olması, sürekli başına bir şey geleceğini düşmesi ve bundan endişe duyması, her an burda ölecekmiş gibi hissetmesi, bağdaşmaz hareketleri ve mimiklerini anlamsızca oynatması durumudur.

Bu tür durumlar askerlerin savaş stresine karşılık göstermiş oldukları büyük bir tepkiydi. Buna strese sahip olan askerlerin vücutlarında kasılmalar, hakim olamadıkları acılar ve titremeler oluşmaktaydı.

Savaş ortamında yoğun top ateşine maruz kalan askerler, istemeseler dahi etkiliyordu ve o an ölüm korkusuyla gelişen stres onlarda belki de ömrü boyunca kurtulamayacakları bir emare bırakıyordu.

Aslına bakılırsa askerlerin yaşadıkları bu tür olaylar oldukça normaldir. Arkadaşları gözlerinin önünde ölüyorlar, uzun süre uyuyamıyorlar ve sürekli ölüm korkusu içinde yaşıyorlar ve maruz kaldıkları bu tür olayların onlarda endişe yaratması kaçınılmazdır.

Fakat bazı generaller bu psikolojik  hastalığa yakalanan askerlerini korkak olarak vasıflandırmış ve gerçek bir askerin böyle olmaması gerektiğini savunarak büyük bir çoğunun infaz etmişlerdir.

O dönemlerde doktorlar da askerlerin ne sebeple bu hale geldiklerine anlam veremedikleri için bu semptomun görüldüğü bazı askeleri cepheden göndermişlerdir.

Hastalığa yakalanan askerler dışlanıyor, zayıf ve güçsüz görülüyor ve yargılanıyorlardı. Hastalığın belirtileri ise; yorgunluk, kafa karışıklığı, kabuslar, işitme ve görme bozuklukları, mantık kurma kabiliyeti kaybı, histerik şoklar ve etrafa karşı boş bakışlardır.

Birinci Dünya Savaşıdan sonra yapılan araştırmalara göre İngiltere’de yaklaşık 80 bin askerin bu zihinsel bozukluktan etkilendiği fark edilmiştir. Ayrıyeten Kore ve Vietnam savaşlarında da yüksek oranda bu hastalığa rastlanmıştır.

Tabi yıllar sonra İngiliz hükümeti bu hastalığı geçte olsa tanıyarak kötü muameleye maruz kalmış ve ölmüş askerlerin ailelerinden de özür dilemiştir.

Bilhassa savaşta gerçekleşen patlamaların sonucunda ortaya çıkan şok dalgalarının ciddi şekilde hasarlara sebep olduğu biliniyor. Bütün bedeninde şok dalgasını hisseden askerler yıllar sonra dahi o anı hatırladıklarında aynı şoku vücutlarında yeniden hissedebiliyorlar.

Bu durumda beyinin de zarar gördüğünü düşünen uzmanlar fiziksel hasarları da incelemeye almış durumdalar.

Türk tarihinde de bu psikolojik hastalıklar görülmüştür. 1916 yılındaki Verdun muharebesinde top ve tankların en amansız mücadelesinde tam kırk milyondan fazla top mermisin atılmıştı. Bu cephede olan askerlerin neredeyse tamamı “Shell Shock’a maruz kaldı. Birinci Dünya Savaşı’na katılan Osmanlı askerlerinin de müttefiklerine yardım amacı ile gittikleri cephelerde bu travmaya yakalandığı bilinmekte.

Ayrıca bu travmayı sadece askerler değil sivil insanlarda yaşamıştır. Birinci ve ikici Dünya savaşında şehirlere taşınan şavaştan dolayı asker olmayan binlerce kişi bu travmayı yaşamıştır.

Psikolojik Hastalık – Shell Shock’ın Tedavisi

Psikolojik hastalık katogorisine giren Shell Shock görüldüğü kadar basit bir tedaviyle hemen iyileşme gibi kesin sonuçlar yoktur.

Kasım 1917’de (Charles Samuel Myers Shell Shock terimini literatüre kazandırmasından iki yıl sonra)  İngiliz Ordusu artık göz ardı edilemeyecek sayılara ulaşmış Shell Shock travmayının tedavisi için eyleme geçmeye karar verdi.

Fiziksel olarak sağlam olan ancak hastanelerden “iş göremez” raporu almış hastaların sayısı yüksek boyutlara ulaşmış,  hastanelerin verimliliği sorgulanır hale gelmişti. Yeni bir sisteme geçiş yapmaya karar veren İngilizler, her hastaya daha fazla ilgi göstermeye karar verdiler

Ülkelerin ordaları da, savaş travması yaşamış askerlerin tedavi çalışmalarında görev alacak sağlık çalışanlarına kurs açtı ve eğitime başladı.

Artık travmayı yaşayan her hastanın iyileşme zamanı uzmanlar tarafından daha iyi izlenebiliyordu. İngiltere’deki bulunan travma merkezleri eskiden çiflik olarak kullanılan yerlerdi.

Hastalar bu çiftliklerde eski günlük hayat pratiklerini tekrardan yapıyor; tarlada çalışıyor, hayvanlarla ilgileniyor, ağaçları buduyor ve buna benzer işlerle meşkul oluyorlardı. (Bu işler için para aldıklarını da belirtmek gerekir).

Cepheye geri gidecek olan askerler için de dinlenip nefes alma imkanı veren bu merkezler bir öncekine göre daha iyi işler yapıyordu.

İyi işler olduğu gibi bazı tedavi merkezleri de son derece işe yaramaz ve korkunç tedavi yöntemleri denemiş. Disiplin eğitimi, hapis, mahcup etme ve fiziki eğitim, yüksek sesle milli marşın çalınması ve faradizm yani ekelktrik söklu tedavi gibi bazı tedaviler de uygulanmıştır.

Ayrıca 1916’da Fransa da kayda geçen bir rapora göre elektrik şokuyla  tedavi gören bir asker korkunç şekilde doktoruna saldırmış.

Sonuç

Tüm konuyu özetlemiş olursak; Bizler savaşların her açıdan ne kadar acımasız ve yaralayıcı olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyoruz.

Hakkında Recep Sakar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir