OSMAN GAZİ KİMDİR?

OSMAN GAZİ

Osman Gazi Ve Ailesi

I. Osman veya Osman Gazi, 1258 yılında Söğüt’te doğmuştur. Dedesinin Süleyman Şah veya Gündüz Alp adlı Kayı Beyı olduğu bilinmektedir.

Osman Gazi’nin kardeşleri Gündüz Bey’le Savcı Bey’dir. Savcı Bey, Söğüt’te babası Ertuğrul Gazi’nin türbesinde gömülüdür. Gündüz Bey’in oğulları, yani Osman Gazi’nin yeğenleri Aydoğdu ve Aktimur (Akbaş) Beyler’dir. Aydoğdu Bey, Koyunhisârı muharebesinde şehit olmuş, Dinboz-Koyunhisarı yolu üzerinde gömülmüştür. Savcı Bey’in oğulları olan Osman Gazi’nin diğer yeğenleri, Bey-Hoca ve Süleyman Beyler’dir. Bey-Hoca Bey, Ermeni-beli’nin sonunda Hamza Bey köyünde gömülüdür.

 Süleyman Bey’in kızı Hadîce Hâtûn olup, bu Hatun’un 3 oğlu (Hamza, Mustafa, İlaldı Beyler) ve 1 kızı (Fatma Hatun) olmuştur. Hamza Bey’in oğlu Mehmed Bey, Mustafa Bey’in oğlu da Osman Gazi’dir. Osman Gazi’nin oğlu Orhan Bey’in annesi, Ömer Bey’in kızı Mal Hatun, diğer oğlu Alâeddin Bey’in annesi ise Şeyh Edebalı’nın kızı Bala Hatun’dur. Osman Gazi’nin ilk eşi Mal Hatun’dur.

Osman Bey’nin Çocukları

  • Osman Bey
  • Alaeddin Bey
  • Savcı Bey
  • Melik Bey
  • Çoban Bey
  • Hamîd Bey
  • Pazarlı Bey
  • Fatma Hâtûn.

Haşiye

(Osman Gazi’nin lâkabı «Fahreddin» idi. Eski tarih kaynaklarının bazılarında «Kara Osman Gazi», «Osman-Şah Bey» şeklinde de geçmektedir.)

Osman Gazi’nin Türbesi

Şeyh Edebalı (Ede-Balı) ile kızı Bala Hatun, Osman Gazi’den önce ölmüşler ve Bilecik’teki Şeyh Edebalı’nın tekkesindeki türbeye gömülmüşlerdir. Bu türbe, Yunanlılar tarafından bütün Bilecik gibi yakılmıştır. Alâeddin Bey, Bursa’da babası Osman Gazi’nin türbesinde gömülüdür.

Osman Gazi’nin Siyasi Hayatı

Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Hikayesi


Osmanlı’lar Oğuzlar’ın Kayı Boyuna mensupturlar. Alaaddin Keykubat zamanında, önce Karadağ bölgesine sonra, Söğüt ve Domaniç’e Ertuğrul Gazi başkanlığında uç Beyliği olarak yerleşmişlerdir. Kösedağ savaşından hemen sonra Kayı Boyu, İl-Hanlı Devletine bağlanmıştır. İl-Hanlılar’ın zayıflamasıyla Osman Bey, 1299 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Diğer Siyasi Gelişmeler

 İnegöl Rum tekfuru Nikola, Osman Gazi’in en kuvvetli düşmanları arasında idi. Yapılan vuruşmada Türkler’den Osman Gazi’in kardeşi Sarıbatı Savcı Bey’in oğlu Bey-Hoca Bey şehit düştü (1285). Gene İnegöl Tekfuru’nun kumandasındaki Bizans ordusu ile Osman Gazi arasında Domaniç meydan muharebesinde Sarıbatı Savcı Bey de şehit düştü.

1287’de geçen bu meydan muharebesinde zafer, Osman Gazi’de kalmıştır. Önce İnegöl’de yerleşmiişken tekfur tarafından oradan kovulan Samsa Çavuş ve kardeşi Sülemiş Bey’in yönetimindeki Türkler, Mudurnu’ya çekilmişlerdi. Osman Gazi ‘in bununla berâber hareket etmesi, Osmanlılar’ın Göynük ve Taraklı’ya akın yapması ile neticelendi ve sonunda Sakarya’nın Karadeniz’e döküldüğü mevkiin yakınlarına kadar olan topraklar fethedildi.

Hendek’i de alan Osman Gazi, Karadeniz’e 20 km. yaklaşmış oldu. 1321’de Mudanya’yı alıp ilk defa Marmara’ya da erişti. Bu, çok parlak bir geleceği gösteren, keyfiyetçe ehemmiyetli bir başarıydı.

1288’de II. Sultan Mes’ûd, Eskişehir’i Osman Gazi’ye verdi ve burada – tabii Selçuklu padişahının adından sonra Osman Gazi adına hutbe okundu. Bilecik ve onun az kuzeybatısı-nda bulunan Yarhisar da 1299’da Osman Gazi tarafından fethedilmiş aynı yıl içinde Înegöl de almıştır.

Yarhisar Tekfuru’nun 13 yaşındaki kızı olan Holofira, 18 yaşındaki Orhan Bey’e verildi. Bu izdivaçtan I.Sultan Murad’la ağabeyi Rûmeli Fatihi Veliahd-Şehzade Süleyman doğmuştur.

 Rivayete göre Osman Gazi, merkezi Söğüt’ten Bilecik’e nakletmiştir. 1301’de Osmanlılar, İznik Gölü’nün az güneyinde bulunan Yenişehir1291 kasabasını kurdular. Bu, stratejik bakımdan büyük değere sahip olan İznik Gölü ile İznik şehrinin fethini hazırlayan en önemlikale  adımı teşkil eder.

Bu sıralarda Veliahd Orhan Bey Karacahisar, amcası Gündüz Bey Eskişehir, Turgut Alp İnegöl, Şehzade Alaededdin Bey Yenişehir, Hasan Alp ise Yarhisar beyi idiler.

1291’de fethedilen Karacahisar, Eskişehir’in az güneybatısı-nda ve Porsuk Çayı’nın kuzey sahilinde bulunur.

 Büyük uc beyi olduğunun ertesi yıl (1301) Osman Gazi’nin İmparator’un üzerine gönderdiği orduyu Yalova ile Karamürsel arasında  Baphaeon’da karşılayıp sürpriz taarruzu ile dağıtması, onun şöhretini bir anda bütün Anadolu’ya yaydı

27 Temmuz 1302’de Osman Gazi, Koyunhisâr’ı savaşında, Bursa Tekfuru’nun kumandasındaki 5.000 (Beş Bin) kişilik Bizans ordusunu bozdu. Osman Gazi’in yeğeni Aydoğdu Bey, bu muharebede şehîd düşmüştü. Bir süre  sonra Osmanlılar, Ulubad (Apolyont) Gölü’nün güney kıyılarına sahip ı oldular.

İmralı Adası’nın Osman Gazi’in kumandanlarından Aygut Alpoğlu Kara Ali Bey tarafından fethedilme rivayeti bu Ulubad Gölü’ndeki minik Manastır adasının fethinden kinayedir. İmralı Adası Orhan Gazi zamanında fetholunmuştur.

Osman Gazi’nin 43 yıl beylik ettiğini ve Osmanlı tarihinde ancak Ertuğrul Gazi ve Kaanûnî Süleymân’ın bu müddeti geçebildiğini hatırlamak lâzımdır.

 Binâenaleyh, Osmanlı satvetinin pek metin ve rasîn olan temelleri, öyle az zamanda atılmış değildir. Uzun zamanda atılan bu temeller üzerinde devlet, birden parlamış ve bu güçle yıldırım süratinde fetihlere girişmiştir. Osmanlı’nın yaptığı fetihler, diğer Batı Anadolu Türkmen beylerinin fetihleriyle de karşılaştırma yapılamaz. Zira Osmanlı yurdu, Bizans’ın başucundaydı.

  Istanbul’a bu kadar yakın olan bu toprakları, Osmanlı Beyliği’ne kaptırmamak için Bizanslılar büyük gayret sarfediyorlardı. Her zaman için Istanbul’dan yardım almaları da mümkündü. Marmara ve Boğazlar’a, Bizans hâkimdi. Bu hâkimiyet kırıldığı andadır ki, Osmanoğulları’nın prestij ve satveti hiçbir Türkmen uc beyi- ninkiyle kıyas kabûl etmiyecek parlaklıkta, âdetâ cihanşümul bir mahiyette olmuştur. Osman Gazi’nin ilk adımları bile Bizans’ı fena halde ürkütmüştü. Bu Türkmen uc beyinin imhası, Bizans için kabil olamamıştı.

 Nihayet Bizans, an’anevî siyaseti ele alarak Türk’ü Türk’e kırdırmak yoluna tevessül etti. İmparator II. Andronikos Paleologos, 1306’da kız kardeşi Prenses Maria-Despina’yı İl-han Olcayto’ya zevce olarak gönderdi (fakat İl-han, bu Prenses’i ancak odalıkları arasına aldı) ve Osman Gazi’yi, pek kudretli metbuuna ezdirmek istedi. Fakat bu pek kudretli metbû da Anadolu’nun öbür ucuna erişmek, hele gazâ ve cihâd ile şöhret-şi- âr olan bir gazi beyi ezip milletin nefretini kazanmak niyetinde değildi.

1315’ten itibaren Bursa şehrinin ablukasına başlandığı anlaşılmaktadır. Bursa, İznik’le beraber, Bizans’ın Anadolu’da elinde kalan şehirlerin en mühimmini teşkil ediyordu. Abluka 11 yıl kadar uzamıştır. Osmanlılar’ın kale düşürecek güçte âletleri olmadığından, ablukadan ötesine gidemiyorlardı.

Esasen bu devirde harb sistemleri, kati şekilde kale muharebesinden çekinmek ve akınla düşmanı yıkmak, sürpriz taarruzları ile toprak ele geçirmekti. Bursa, mühimce bir Türk ekalliyetini de barındırıyordu. Yıllar geçince şehrin ablukası kıstırıldı ve dışarısı ile ilişiği kesildi.

 Osman Gazi, metbuu İl-hanlılar ve onların Anadolu umumî valileri ile hiçbir mesele çıkarmamaya âzamî gayreti gösteriyordu. Anadolu umumi valisi Çoban Bey’in adını bir oğluna vermek suretiyle onun hatırını almak istemiştir.

Osman Gazi’nin 1324 Şubatında öldüğü kabûl edilebilir. Tahminlere göre 1258’de Söğüt’te doğduğu için, 66 yaşında idi. 1320 yıllarında idareye Osman Gazi’nin VeliahtıŞehzade Orhan Bey’in hâkim olduğu muhakkaktır. Osman Gazi, Osmanoğulları’nda ırsî olarak mevcut bulunan nikristen mustaripti. Bir rivayete göre de 1324 şubatında beyliği oğluna terketmiş, 1326’da Bursa’nın fethi sıralarında ölmüştür.

Söğūt’te ölüp cenazesinin vasiyeti mucibince Bursa’ya getirildiği ve bura- daki türbesine gömüldüğü anlaşılıyor. Bu vasiyet bile mühimdir ve haleflerine istikamet göstermektedir.

6 Nisan 1326’da Bursa düşmüş olup ve Osmanlı beyliğinin merkezi olmuştur. Böylece İznik ve İzmit, Türkler’in fütuhatına açılmıştır.

Orhan Bey de babası gibi İl-hanlılar ve onların Anadolu’daki umumî valileri, Büyük Şeyh-Hasan ve Ertena Beyler’le iyi geçinmiş, senbolik olan vergisini göndermekte kusur etmemiş, hutbeyi şüphesiz Abbâsî Halifesi ile İl-han’ın adına okutmuştur. Ancak 1335’tedir ki, diğer Anadolu Beylikleri gibi istiklâl ve en kudretli ve prestij sahibi Türkmen beyi olarak Büyük Türk Hâkanlığı tahtına hak kazanmıştır.

Osman Gazi devrinde bir prenslikten ibaret olan devlet, Orhan Bey’den itibaren bir krallık, I. Murad’ın tahta geçmesiyle de imparatorluk olmuştur. Netekim ilk defa Orhan Bey «sultan» sanını kullanmış ve bu unvan, Murad Gazi tarafından iyice benimsenmiştir

Osman Gazi, babası Ertuğrul Gazi’den devraldığı, 4.800 km² Osmanlı toprağını 16.000 km² çıkarıp oğlu Orhan Gazi’ye devrettiği bilinmektedir.

Osman Gazi’nin Şahsiyeti

Osman Gazi, Türk, hatta Dünya tarihinin en dikkate lâyık ve bahtlı şahsiyetlerinden biridir. Cihanın en büyük devletine ve milletine asırlarca adını vermiştir. Türkler tarafından da hiç unutulmadan en samimî bir şekilde tâzim edilmiştir.

Bıraktığı küçük bir devletin ki, Anadolu Beylikleri’nin en küçüğü sayılabilir, 3 çeyrek asır geçmeden Timur (Doğu Türk) imparatorluğundan sonra dünyanın 2. devleti mertebesine yükselmesi, hayretlere değer görülmüştür. Ancak modern tarihçilik, bu hâdisenin izahını yapabilmektedir.

Şüphesiz toprak küçüklüğü, devletin güç derecesini göstermez ve ilk Osmanlı topraklarının o çağda da bugünküne yakın bir nüfusla meskûn bulunduğunu zannettirecek sebepler vardır. Fakat Osman Bey’in bugünkü İsviçre’nin yarısından küçük bir devlet bıraktıktan sonra daha ilk halefinin eriştiği muvaffakıyetin izahı bu husus ile de kabil değildir.

Osman, Orhan ve Murad Beyler unvanları arasında derviş-gazilerin reîsi olduklarını belirtmeye itina etmişlerdir. Derviş-gazilerin en çok bu çevrede faaliyet gösterdiklerine de yukarıda işaret edilmişti. Nihayet Osman Bey’in harikulâde stratejik dehasını kısaca belirtmek lâzımdır. Türk toplumunun dehasının devlet kurma ve teşkilâtlandırmaktaki eşsiz kaabiliyetini temsil eden Osman Bey, Kayılar’ı, en sevkulceyşî, en hassas noktalara doğru itmiştir.

Bizans’ı ağla sarmak ve düşürmek için, bir satranç tahtası önünde düşünür gibi  büyük dikkatle taşlarını oynamıştır. Gemlik Körfezi’nin  güney sahillerini keza  İznik ve Ulubad Gölleri’nin güney sahillerini tutmuştur. Porsuk ile  Sakarya arasına yerleşmiş, Sakarya’nın denize döküldüğü yere tırmanmış, Karadeniz’e hemen hemen erişmiştir.

Güneyinde Germiyanoğulları, güneydoğusunda Ahi Cumhuriyeti, bütün kuzeyinde de baştanbaşa Bizans imparatorluğu ile çevrilmişti. Bunlardan;

  • Karesı devletini almak
  • Çanakkale’ye erişmek
  • İznik ile İzmit’i düşürmek
  • Boğaz’a çıkmak; Marmara’nın, Karadeniz’in ve Ege ile Akdeniz’in de her iki başını tutmak için şartti.

Osman Bey’in derinden açtığı yolu, babasının dehasını tevârüs eden Orhan Bey tâkip eylemiş ve bu işleri başarmıştır. Bu işte muvaffak olnca da, devlet kuşu Osmanoğulları’nın başına konmuştur.

Osmanlı beyliği, Osman Gazi’nin ölümünde, bir atom çekirdeğindeki kudret hâlinde anında patlamaya hazırdı. Hiçbir devlet bu kudretin farkında olmadı. Bu farkında olamayış, sonraki asırlarda, yarım düzine imparatorlukla düzinelerce krallığın hayatına mâl olacaktır.

1281’de Ertuğrul Gazi’nin oğluna bıraktığı mirâs 4.800 km²’den asla fazla değildi. Bu rakam üzerinde insan heyecanla titremekten kendini alması mümkün değil, o kadar mütevazı bir sayıdır. Bugünkü İstanbul vilâyeti toprakları bile bundan büyüktür.

Bu topraklar, Bilecik’in Söğüt ve Bozöyük kazalarını, Kütahya’nın Domaniç kazasını, yani en kuzeyindeki çıkıntıyı, Eskişehir’den Yarımca ahiyesini, yani Porsuk ile Sakarya arasındaki kısmı, Eskişehir şehrini sarı bırakıp şehrin varoşlarını yalıyarak ihtiva ediyordu.

1324’te Osman Bey’in bıraktığı mirâs 16.000 km² olmuştur. Stratejik fetihlerin hayâtî ehemmiyeti bir yana, bu rakamdaki dikkate değer nokta, baba mirâsının 43 yıl uğraşılarak 3-3.5 misline çıkarılmış olmasıdır. Orhan Bey‘in ilk 2 yılında da Osmanlı toprakları 19.000 km² olmuştur (1326).

Osman Bey’in mirâsı bugünkü Bilecik vilâyetini, Eskişehir merkez kazasını (şehir dahil), Sakarya’nın Geyve, Akyazı, Hendek, Kütahya’nın Domaniç, Bursa’nın Mudanya, Yenişehir, İnegöl kazalarını içine alıyordu. 1324-1326 arasında bu fetihlere Bursa merkez ve Orhaneli kazaları ilâve edilmiştir.

1321’de Mudanya’nın alınması ile, hem Marmara’ya çıkılmış, hem de Bursa, iskelesinden mahrum edilmek suretiyle düşmeye mahkûm bir hâle getirilmiştir. Hal böyle iken 1326’da Bursa’nın henüz fethedilmeyen yerleri olarak Kirmastı, Kara- cabey, İznik, Gemlik ve Orhangazi kazaları kalıyordu.

İznik 1329’da, Gemlik ile Orhangazi 1334’te, Kirmastı ile Karacabey 1324’de fethedildi ve bugünkü Bursa vilâyetinin fethi 1342’de yani Osman Gazi’den 18 sene sonra tamamlandı.

Osman Bey 1291’de Karacahisar’ı sınırları içerisine alıp Porsuk’a iyice güney sırtını dayamış, 1299’da Bilecik, Yarhisar ve İnegöl fethedilmiş, 1302’de Koyunhisar ve 1301’de Yenişehir alınarak Marmara’ya 15, İznik Gölü’ne 10 km. yaklaşılmıştır. 1308 tarihinde Lefke, Taraklı, Geyve, Yenipazar,  Gölpazarı ve Akyazı daha sonra Hendek alınmış, Sakarya’nın bütün doğu kıyıları da ele geçirilmiştir.

1313’te İnegöl’ün az kuzeybatısındaki Akhisar alınarak İnegöl-Yenişehir fethedilerek Gemlik Körfezi güney kıyıları, Kestel dahil Bursa’nın bütün varoşları, Türkler’e geçmiştir. Orhan Gazi, 1325 Kasımında Atranos’u (Orhaneli), 6 Nisan 1326’da Bursa’yı aldı, 1329 Mayısında İznik Gölü’nü Türk Gölü yapan İznik şehrinin fethi mümkün oldu.

Osman Gazi’nin Ölümünde Osmanlı Devleti

Osmanlı Devletinin Kısa Sürede Büyümesinin Nedenleri;

  • Osmanlı Beyliği’nin konum itibariyle genişlemeye elverişli olması
  • Balkanlar’da siyasi  birliğin kurulamaması,
  • Bizans’ta yapılantaht kavgaları ve Bizans tekfurllarının halktan çok ağır vergiler toplaması.
  • Beyliği’n güçlü bir merkezi otorite kurması.
  • Osmanlılar’ın, Bizans’a karşı tatbik ettiği cihat anlayışının diğer Türkmenler tarafından desteklenmesi.
  • Osmanlılar’ın halka iyi davranarak, dinsel müsamahayı devlet politikası haline getirmesi.
  • İskan politikası uygulanması, böylece fetihlerin kalıcı ve devamlı olması.
  • Tımar sistemi sayesinde Osmanlı Beyliği’nin büyük bir askeri kudretebilecik sahip olması.

Osman Gazi’nin Yaptığı Önemli İşler

•         İlk defa bakırdan Osmanlı parası basılmıştır.

•         İlk defa Osmanlı vergisi konulmuştur.

•         İlk kadı ataması bu dönemde yapılmıştır.

•         Bilecik’in ilhakı  ile beraber bölgedeki demir madenler işlenerek silah üretimine başlanmıştır.

•         Yenişehir, Yarisar, Bilecik, Mudurnu, Karacahisar, İnegöl’ü almıştır.

•         Bizans ile ilk savaş yapılarak başarı sağlanmıştır.

•         1281 tarihinde Karacahisar ele geçirilmiştir.

Abide Şahsiyerlerden Osmanlı Müjdeleri


«Ve Peygamber aleyhi’s-selâm zamânına yakıyn zamânda Bayat boyundan Korkut Ata kopdu. Oğuz kavminin bilgesiydi. Her ne derse olurdu. Gaaibden haberler söylerdi. Hakk Ta’âlâ anın gönlüne ilhâm ederdi. Ayıtdı: ‘âhir zamânda gerü hanlık Kayı’ya değe, dahi kimse ellerinden almaya’ dedi. Dediği Osmân rahmetu’llah neslidir» (Yazıcıoğlu Ali,
Târîh-ı Äl-i Selçuk, Topkapı Sarayı, Revân-Köşkü
Küt., 1.390, s.26)


«Âhır zamânda hânlık geri Kayı’ya değe, kimse
ellerinden almaya. Bu dediği Osmân neslidir, işde
sürüp gidiyor» (Kitâb- Dede Korkut alâ Lisân-ı Tâ-
ife-i Oğuzân, Mukaddime).


«Korkut Ata’dan nakl ederler ki, demiştir ki:
hânlık Oğuz Hân vasıyyeti mû’cibince âhır Kayı
Hân evlâdı’na düşse gerekdir; tu kıyâmet’e denlü ol
nesilden almasa gerekdir» (Edirneli Rûhî, Târîh Âl-i Osmân, MOG, II, 132-46’dan naklen).


«Kadîmu’z-zamân Türkmen kabâili beyninde Korkut Ata nâm bir ehl-i hâl ‘azîz vardı. Birgün buyurdu ki: Saltanat â’kıbet Oğuz Hân’ın vasıyyeti üzere oğlu Kayı Hân evlâdına nakl edip ilâ â’hiri’z-zamân ber-devâm olur’» (Müneccim-Başı, Sahâifü’l-Ahbâr, III, 257).

Hakkında Recep Sakar

Ayrıca kontrol et

ORHAN GAZİ KİMDİR?

içerik1 Orhan Bey Dönemi Olayları1.1 Bursa, Iznik ve İzmit’in Fethi ve Pelekanon Zaferi1.2 Karesı Beyliği’nin …

2 Yorumlar

  1. Onca tarih kitabı okudum ilk defa böyle bir anlatıma denk geldim teşekkür ederim emeği geçen herkese 🙏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir