ERTUĞRUL GAZİ’NİN BABASI SÜLEYMAN ŞAH (GÜNDÜZ ALP)

Ertuğrul Gazi’nin Babası Gündüz Alp

Ertuğrul Gazinin babasının adı Gündüz Alp’tir. Süleyman-Şah, Anadolu Fâtihi ve Türkiye devletinin kurucusu olan zâtın isminden kalma bir hâtıradır. Rakka civarında Câber kalesi yanında «Türk Mezarı» denen ve bugün de Türkiye Cumhuriyeti toprağı olan yerdeki mezar, şüphesiz binlerce emsali gibi gerçek bir mezar değil, bir «makam»dır. 

Gündüz Alp’in babasının Kaya Alp onun babasının Gök Alp, onun babasının Sarkuk Alp, onun babasının da Kayı Alp olması ihtimali vardır. 

Gündüz Alp’in, kendisi gibi Kayılar’ dan  olan Mardin Artukluları’nın hizmetinde bir bey iken Câber’de Firat’ı geçerken boğulup Türk Mezarı’na gömülmüş olması ihtimali de düşünülebilir. Bu zayıf ihtimal gerçekse, Gündüz Alp’in Ahlat’tan bu bölgeye gelmesinden sonra olabileceği söylenebilir. 

1230 Yassıçemen muharebesine Türkiye sultânı Alâeddin Keykubâd’ın yanında katılan Kayı beyinin Ertuğrul Gazi mi, babası Gündüz Alp mi olduğu ihtiâflıdır. 

1230’dan önce Gündüz Alp’in başında bulunduğu küçük bir Kayı aşiretinin Ahlat’tan kalkıp güney-doğuya, kendileri gibi Kayılar’ dan olan Mardin Artuklu melîki (kralı) Artukoğulları’nın İlgaazî dalınin 6. hükümdârı Melikü’l-Mansûr Nâsıreddin Artuk-Arslan’ın (1201 1239) hizmetine girmek üzere hareket ettiğini acaba tasavvur edebilir miyim? 

Ahlat-Mardin yolu kuşuçuşu 200 kilometredir. Bu suretle Van Gölü havzasından Dicle havzasına geçen Gündüz Alp, Artuk-Arslan’ın emrettiği bir misyonla Mardin’den kuşuçuşu 250 kilometre daha güney batıya inip, Fırat kıyılarında Câber’e gelmiş, oradaki bir vuruşmada veya -I. Kılıçarslan gibi- kazâen boğulmuş olamaz mi? Eğer böyleyse, Gündüz Alp’in misyonu, Haleb’e hâkim olan Eyyûbiler’e karşıdır (Câber, Haleb’in kuşuçuşu 120 kilometre doğu-güneydoğusundadır). 

Bu sırada gerek  Mardin Artuklu, gerek Haleb Eyyûbî krallığı, Türkiye imparatorluğunun, Büyük Sultân Alâeddin Keykubâd’ın nüfuzu altındadır. Bu misyonunda muvaffak olamıyan Kayı aşîreti, Gündüz Alp’in yerine geçen oğlu Ertuğrul Bey’in başkanlığında 1230 yazında acaba Câber’den Erzincan’a (kuzeye doğru kuşuçuşu 430 kilometre) gelmiş olamaz mı? O takdirde 10 Ağustos 1230 Yassıçemen meydan muharebesinde Erzincan yakınlarında Alâeddin Keykubâd’ın saflarında Doğu Türk hâkanı Celâleddin Harzem-Şâh’a karşı vuruşan ve zafer kazanan Kayı oymağının başında mutlaka 39 yaşlarındaki Ertuğrul Bey olmalıdır ve Gündüz Alp’in en aşağı 60 yaşında ölmüş bulunması icap eder. Ama bu Câber hikâyesi tamamen masalsa, o zaman Kayı oymağı Ahlat’tan Erzincan’a gelmiş olur. 

Kuzeybatıya doğru kuşuçuşu 270 kilometredir. Gündüz Alp yolda da ölmüş olabilir, Ahlat’ta ölümü üzerine oğlu oymağını alıp hareket etmiş de olabilir.

 Niçin? Çünkü istikbal Anadolu’nun doğusunda değil de, batısındadır. Hiç şüphesiz bu yüzden. Kayı oymağı, Uc’a, Bizans sınırına gitmek istemiştir. Ama Moğollar’ın Doğu Anadolu’ya hızla yaklaştıklarını, bundan dolayı bir telâş başlamış olabileceği ihtimalini de tabiatiyle unutmuyorum. Ancak Neşrî’nin Ahlat’tan Erzincân’a geldikten sonra Süleymân-Şâh Gündüz Alp’in Haleb ve Câber’e inip oradan Ankara yöresine geldiği rivâyetini tercih etmek gerekir. Suriye’ye inilmesinin sebebi, mevsim ve otlak şartları olabilir.

      

Hakkında Hüseyin Yavuz TÜRK

Ayrıca kontrol et

ORHAN GAZİ KİMDİR?

içerik1 Orhan Bey Dönemi Olayları1.1 Bursa, Iznik ve İzmit’in Fethi ve Pelekanon Zaferi1.2 Karesı Beyliği’nin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir